Sıkça Sorulan Sorular

Merak ettiğiniz sorunun üzerine tıklayarak, cevabı görebilirsiniz.

İbadetlerde sorumluluk bireyseldir. Bu nedenle, dinen zengin olan karı-kocadan her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir. Ancak İmam Malik’e göre aile reisi tüm aile efradı adına bir adet büyükbaş veya küçükbaş hayvan keserse bu yeterli olur.

Evet kestirilebilir. Bir kimse kendi adına kurban kesilmesi için vekâlet vererek kestirebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekâlet vererek kestirebilir. Vekil kurban alabilir, kesebilir ve dağıtabilir. Aynı şekilde vekâlet, sözlü olarak verilebileceği gibi, yazılı olarak, telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları ile de verilebilir.

Kurban ibadeti; kurbanlık hayvanı kesmek suretiyle yerine getirilir. Bunun için kurban bayramında kesilen kurbanı, adak veya akika, kurbanları kesmek yerine, parasını fakirlere vermekle bu ibadet asla yerine getirilmiş olmaz. Bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez. İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri ve gerekçeleri de vardır

Evet olunabilir. Ortak kesilen kurbanlarda, hissedarlardan her birinin kurbanlarını aynı maksat için kesmiş olmaları gerekmez. “Her biri farklı niyetle kesebilirler” Yani; Ortakların bir kısmı Kurban, bir kısmı Akika, bir kısmı ise adak, şükür v.b kurbanı olarak niyet edebilirler.

Ölü kurbanı diye bir kurban çeşidi yoktur. Ancak, ölü adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir. Vasiyet varsa, tamamen fakirlere yedirilmesi veya dağıtılması gerekir. Vasiyet edilmemişse kişi (ölüsü için kestiği) kurbanın etinden yiyebilir, başkalarına yedirebilir.

Yeni doğan çocuğun başında bulunan ana tüyüne akika denir. Böyle bir çocuk ihsan ettiğinden dolayı, Cenab’ı Hakka bir şükür vesilesi olarak kesilen kurbana bu isim verilmiştir. Akikanın etini, şahıs ve aile efradı yiyebileceği gibi başkalarına da yedirebilir. İstenirse bütünüyle sadaka olarak da verilebilir. Akika kurbanı olarak kesilecek hayvanda da, vacip olan kurbanda aranan şartlar esastır.

Bir kimsenin, meşru bir iş için “Şu işim olursa, Allah için bir kurban keseceğim diye niyet etmesidir.” Böyle niyet eden kimsenin şartı yerine geldiğinde Adak kurbanını kesmesi vacip olur. Adak kurbanının etinden ve diğer kısımlarından, adak sahibi, karısı, annesi-babası dedeleri, çocukları ve torunları yiyemezler; tamamını sadaka olarak vermesi gerekir. Adak kurbanı olarak kesilecek hayvanda da, vacip olan kurbanda aranan şartlar esastır.

Arzu edilen bir amaca ulaşılması veya bir nimete nail olunması sebebiyle kesilen kurbana Şükür kurbanı denir. Bu kurbanın etini, şahıs ve aile efradı yiyebileceği gibi başkalarına da yedirebilir. İstenirse bütünüyle sadaka olarak da verilebilir. Şükür kurbanı olarak kesilecek hayvanda da, vacip olan kurbanda aranan şartlar esastır.

error

Bizi Sosyal Medyada Takip Edebilirsiniz!